+90 530 860 02 63 [email protected] Pzt - Cmt 09:00 - 19:00 Medical Park Antalya, Muratpaşa
Op. Dr. Hasan KarataşKBB Uzmanı · Burun Estetiği Ön görüşme
Türkçe English Русский
Ana Sayfa

Burun estetiği ve cerrahisi

Burun EstetiğiRevizyon RinoplastiSeptoplastiAmeliyatsız Burun Estetiği

Nefes ve uyku

Horlama ve Uyku ApnesiSinüs Cerrahisi

Çocuk KBB, kulak ve bademcik

Çocuk KBBKepçe Kulak CerrahisiKulak Zarı DelinmesiBademcik ve Geniz Eti
Öncesi / SonrasıHakkımdaSüreçSSSBlogİletişim WhatsApp’tan ön değerlendirme al
  1. Ana Sayfa

Horlama ve Uyku Apnesi

Horlama, uykuda üst solunum yolunun daralmasıyla ortaya çıkar. Bazı kişilerde uyku apnesi denen, solunumun kısa süreli durduğu bir tabloya eşlik edebilir.

Horlama ve Uyku Apnesi

Horlama ve uyku apnesi nedir?

Horlama, uyku sırasında burun, geniz, yumuşak damak, küçük dil, bademcikler ve dil kökü gibi üst solunum yolu yapılarının gevşeyip daralması ve havanın bu daralmış bölgeden geçerken yumuşak dokuları titreştirmesiyle ortaya çıkan sestir. Toplumda sık görülür ve tek başına her zaman bir hastalık belirtisi değildir.

Obstrüktif uyku apnesi ise solunum yolunun uyku sırasında tekrar tekrar kısmen ya da tamamen kapanması, bu sırada solunumun kısa süreli yavaşlaması veya durmasıdır. Her solunum duraklamasının ardından beyin kısa süreli uyanır, uyku bölünür ve kandaki oksijen düzeyi düşebilir. Kişi çoğu zaman bu uyanmaların farkında olmaz; ancak sabah dinlenmemiş kalkar.

Horlayan herkeste uyku apnesi yoktur; ancak uyku apnesi olan kişilerin büyük kısmı horlar. Bu nedenle değerlendirmenin ilk amacı, “basit horlama” ile tedavi gerektiren uyku apnesini birbirinden ayırmaktır. Tedavi edilmeyen orta ve ağır uyku apnesi; yüksek tansiyon, kalp ritim sorunları, gündüz uyuklamaya bağlı kazalar ve yaşam kalitesinde düşüşle ilişkilendirilmektedir.

Kimler değerlendirilmeli?

Horlaması eşinin ya da ailesinin uykusunu bozan, uykuda nefesinin durduğu fark edilen veya gün içinde belirgin yorgunluk yaşayan herkes KBB muayenesinden yararlanabilir. Fazla kilo, kalın boyun yapısı, burun tıkanıklığı, büyük bademcikler, alkol ve uyku ilacı kullanımı, sırtüstü yatma ve ileri yaş riski artıran etkenlerdir. Kadınlarda menopoz sonrasında uyku apnesi daha sık görülebilir.

Hangi belirtilerde başvurmalı?

Aşağıdaki belirtilerden bir ya da birkaçı varsa değerlendirme önerilir:

  • Yüksek sesli, her gece ya da neredeyse her gece süren horlama
  • Uykuda nefes durması, boğulur gibi uyanma ya da soluk soluğa kalma (çoğu zaman eş tarafından fark edilir)
  • Yeterince uyumasına rağmen gün içinde aşırı uyku hâli, toplantıda ya da araç kullanırken uyuklama
  • Sabahları baş ağrısı, ağız kuruluğu ve dinlenmemiş uyanma
  • Gece sık idrara kalkma
  • Dikkat dağınıklığı, unutkanlık, sinirlilik ve iş performansında düşme
  • Sürekli burun tıkanıklığı ve ağızdan nefes alma

Çocuklarda horlama

Çocuklarda düzenli horlamanın en sık nedeni büyümüş geniz eti ve bademciklerdir. Ağzı açık uyuma, uykuda nefes duraklamaları, huzursuz uyku, terleme, yatak ıslatma, gündüz dikkat sorunları ve büyümede gecikme görülebilir. Çocuklarda tedavi yaklaşımı yetişkinlerden farklıdır; ayrıntılar Çocuk KBB ve Bademcik ve Geniz Eti sayfalarında yer alır.

Muayene ve tanı

Değerlendirme ayrıntılı bir görüşmeyle başlar: horlamanın ne zamandır sürdüğü, nefes durması fark edilip edilmediği, gündüz uykululuk, kilo değişimi, alkol ve ilaç kullanımı, eşlik eden hastalıklar sorulur. Mümkünse eşin ya da birlikte yaşanan kişinin gözlemleri de çok değerlidir.

KBB muayenesinde burun içi, septum (burun orta duvarı), burun etleri (konkalar), geniz, yumuşak damak, küçük dil, bademcikler ve dil kökü incelenir. Gerektiğinde ince bir endoskopla burun ve geniz bölgesine bakılarak daralmanın nerede olduğu anlaşılmaya çalışılır.

Uyku apnesinden şüpheleniliyorsa uyku testi (polisomnografi) istenir. Bu test, bir gece boyunca solunum, oksijen düzeyi, uyku evreleri ve vücut pozisyonunu kaydeder; apnenin olup olmadığını ve derecesini gösterir. Uyku testi çoğunlukla uyku laboratuvarında, bazı durumlarda evde yapılabilen daha sınırlı cihazlarla yapılır. Tedavi kararı bu sonuca ve muayene bulgularına göre verilir.

Tedavi seçenekleri: önce ameliyatsız yöntemler

Tedavi, horlamanın ya da apnenin nedenine ve derecesine göre kişiye özel planlanır. Pek çok kişide ilk adım ameliyat değildir.

Yaşam tarzı düzenlemeleri temel basamaktır: fazla kilonun verilmesi, akşam saatlerinde alkol ve sakinleştirici ilaçlardan kaçınılması, sigaranın bırakılması, düzenli uyku saatleri ve yan yatmanın teşvik edilmesi horlamayı belirgin biçimde azaltabilir.

Burun tıkanıklığı varsa alerji ve burun içi iltihabının tedavisi, burun spreyleri ve burun yıkama ile hava yolu rahatlatılabilir. Burnun rahatlaması tek başına apneyi tedavi etmeyebilir; ancak uykunun kalitesini ve diğer tedavilere uyumu kolaylaştırabilir.

Orta ve ağır uyku apnesinde çoğu hastada ilk seçenek CPAP (pozitif hava basıncı) cihazıdır. Uyurken takılan bir maske aracılığıyla hava yolunu açık tutar. Cihazın ayarı ve takibi genellikle uyku hastalıkları ile ilgilenen hekimlerle birlikte yürütülür. KBB muayenesi, cihaz kullanımını zorlaştıran burun sorunlarının saptanması açısından da önemlidir.

Hafif ve orta uyku apnesi ya da basit horlamada, uygun hastalarda alt çeneyi öne alan ağız içi apareyler diş hekimliğiyle birlikte değerlendirilebilir.

Cerrahi ne zaman gündeme gelir?

Muayenede horlamaya ya da apneye katkıda bulunan belirgin bir yapısal neden saptandığında cerrahi seçenekler konuşulur. Ameliyatın amacı daralan bölgeyi genişletmek ve hava akımını rahatlatmaktır. Daralmanın nerede olduğuna göre farklı işlemler tek başına ya da birlikte planlanabilir:

  • Septoplasti: eğri burun orta duvarının düzeltilmesi
  • Konka küçültme: büyümüş burun etlerinin küçültülmesi
  • Bademcik ve/veya geniz eti ameliyatı: özellikle büyük bademciklerde ve çocuklarda
  • Yumuşak damak ve küçük dil bölgesine yönelik işlemler: seçilmiş hastalarda, gevşek ve sarkık dokunun düzenlenmesi

Ameliyat süreci

Bu işlemler genellikle genel anestezi altında yapılır. Süre, yapılacak işlemlerin sayısına göre değişir; tek başına burun içi işlemler çoğu zaman bir saat civarında, birden fazla bölgenin birlikte ele alındığı ameliyatlar daha uzun sürebilir. Hastanın aynı gün mü yoksa bir gece kalarak mı taburcu edileceği; yapılan işleme, uyku apnesinin derecesine ve genel sağlık durumuna göre belirlenir. Ağır uyku apnesi olan hastalarda ameliyat sonrası ilk gecenin hastanede gözlemle geçirilmesi tercih edilebilir. Kesin süre muayenede belirlenir.

Ameliyatlar Medical Park Antalya Hastanesi’nde yapılır. Öncesinde gerekli kan tahlilleri ve anestezi değerlendirmesi tamamlanır; düzenli kullanılan ilaçlar, özellikle kan sulandırıcılar hekime mutlaka bildirilmelidir.

İyileşme takvimi

İyileşme yapılan işleme göre farklılık gösterir. Aşağıdaki takvim genel bir çerçevedir:

  1. İlk günBurun içi işlemlerde burunda tıkanıklık hissi ve hafif sızıntı olabilir. Boğaz ve damak işlemlerinde yutkunurken ağrı beklenir; ağrı kesiciler düzenli kullanılır, bol sıvı alınır.
  2. İlk haftaBaş yüksekte dinlenmek, ağır kaldırmamak ve sümkürmemek önerilir. Damak ve bademcik işlemlerinde ağrı çoğu hastada 3–7. günler arasında artabilir; yumuşak, ılık ya da soğuk gıdalar tercih edilir.
  3. 2. haftaÇoğu kişi masa başı işine bu dönemde döner. Boğaz işlemlerinden sonra kanama riski özellikle 5–10. günler arasında sürdüğü için ağız içinden kanama olursa vakit kaybetmeden hekime ya da acil servise başvurulmalıdır.
  4. 1 ayDoku iyileşmesi büyük oranda tamamlanır. Etkinin değerlendirilmesi için kontrol muayenesi yapılır; uyku apnesi olan hastalarda gerekirse kontrol uyku testi planlanır.

Riskler ve alınan önlemler

Her cerrahi işlem gibi bu ameliyatların da riskleri vardır: kanama, enfeksiyon, ağrı, burun içinde yapışıklık, damak işlemlerinden sonra geçici ses ya da yutma değişiklikleri ve anesteziye bağlı riskler bunların başında gelir. Ayrıca ameliyat horlamayı azaltsa da her hastada tamamen ortadan kaldırmayabilir; uyku apnesi zamanla, özellikle kilo artışıyla yeniden belirginleşebilir.

Riskleri azaltmak için ameliyat öncesinde daralmanın yeri ve apnenin derecesi dikkatle belirlenir, uygun olmayan hastaya cerrahi önerilmez. Kan sulandırıcı ilaçlar hekim kontrolünde düzenlenir, ağır apnesi olan hastalarda anestezi ekibiyle birlikte ek önlemler planlanır ve ameliyat sonrası kontroller aksatılmadan yapılır.

Hasan Bey’in yaklaşımı

Op. Dr. Hasan Karataş horlama şikâyetiyle gelen hastada önce sorunun kaynağını ve uyku apnesi olup olmadığını netleştirmeye önem verir. Ameliyat, muayene ve gerektiğinde uyku testi sonuçlarıyla açık bir yapısal neden ortaya konduğunda seçeneklerden biri olarak konuşulur; yaşam tarzı düzenlemeleri ve CPAP gibi ameliyatsız yöntemlerin yeri hastaya ayrıntılı olarak anlatılır. Uyku hastalıkları, göğüs hastalıkları veya diş hekimliği gibi başka bölümlerin katkısı gerektiğinde hasta yönlendirilir.

Sık sorulan sorular

Horlamak tek başına tehlikeli midir?
Uyku apnesi eşlik etmeyen basit horlama çoğu zaman sağlık açısından ciddi bir tehlike oluşturmaz; ancak uyku kalitesini ve birlikte uyunan kişinin uykusunu bozabilir. Nefes durması, gündüz aşırı uyku hâli veya yüksek tansiyon gibi bulgular varsa uyku apnesi açısından değerlendirme gerekir.
Uyku testi her horlayan kişiye gerekli mi?
Hayır. Uyku testi, öyküde ve muayenede uyku apnesini düşündüren bulgular olduğunda ya da horlamaya yönelik ameliyat planlanırken istenir. Testin gerekip gerekmediğine muayene sonrasında birlikte karar verilir.
Burun ameliyatı horlamayı geçirir mi?
Horlamada burun tıkanıklığının belirgin payı varsa septoplasti veya konka küçültme horlamayı azaltabilir ve uykuyu rahatlatabilir. Ancak horlama çoğu zaman birden fazla bölgeden kaynaklandığı için burun ameliyatı tek başına her hastada yeterli olmayabilir.
CPAP cihazı ömür boyu mu kullanılır?
CPAP, kullanıldığı sürece etkili olan bir tedavidir; apneyi ortadan kaldırmaz, uyku sırasında hava yolunu açık tutar. Kilo kaybı veya uygun cerrahi sonrasında apnenin derecesi azalırsa ihtiyaç yeniden değerlendirilebilir. Bu karar uyku testi sonuçlarına göre verilir.
Kilo vermek horlamayı azaltır mı?
Fazla kilolu kişilerde boyun ve dil kökü çevresindeki doku hava yolunu daraltabilir. Kilo kaybı pek çok kişide horlamayı ve apnenin şiddetini azaltır; bu nedenle tedavi planının önemli bir parçasıdır.
Hangi pozisyonda yatmak daha iyidir?
Sırtüstü yatarken dil ve yumuşak damak geriye düşerek hava yolunu daraltabilir. Bu nedenle bazı kişilerde yan yatmak horlamayı azaltır. Pozisyona bağlı horlaması olan hastalarda bu öneri tedavinin bir parçası olabilir.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için muayene gerekir. Sonuçlar kişiden kişiye değişir.

+90 530 860 02 63

Şikâyetinizi anlatın, birlikte planlayalım.

Kulak, burun, boğaz ya da çocuğunuzla ilgili şikâyetinizi WhatsApp’tan kısaca yazın; muayene için uygun zamanı birlikte belirleyelim.

WhatsApp +90 530 860 02 63 Instagram
WhatsApp ile yazın